Kumda Takım Çalışması

Küçük oğlumla deniz kenarında ilk kum ile tanışma oyunları oynuyoruz.

Bir yandan da hemen yanımızda 7-8 yaşlarındaki 5 çocuğun takım çalışmasına tanık oluyoruz.

Fikir yaşça büyük olan yakışıklı, sarışın, uzun boylu renkli gözlü çocuktan geliyor. Yaşı zannedersem 8-9 civarı.”Bir dağ ve dağın önüne de bir duvar yapalım. Bu duvar kalemiz olsun. İçlerinden biri hemen rolünü belirledi. “Ben duvarı yaparım”. Fikri veren çocuk fikri vermenin de özgüveni ile kendisini liderliğe konumladı. “Yalnız bana deneyimliler lazım”.  Bunu söyledikten sonra önceki deneyimlerine dairaralarında konuştular. Lider, deneyim açısından yeterli olmadığını düşündüklerine açıklıkla geri bildirim verdi. Pek de itiraz olmadı çünkü geri bildirimin hemen sonrasında hiç vakit kaybetmeden kendilerine taş taşıma, kum taşıma gibi destek roller verdi. Önceden deneyimli olanlar da tasarımcı ve karar vericirolleriüstlendiler.Bu kısmı itirazsız, tartışmasız geçmiş olmaları beni de şaşırttı.

8 Yaşındaki büyük oğlum bu tatil beldesine daha henüz gelmiş olmamız sebebi ile kendilerine uzaktan bakarak aralarına nasıl katılacağını düşünüyordu. Tam da bu sırada içlerinden biri bize yardım edermisin diye sordu. Oğlum eliyle yok işareti vererek kendini ağırdan satmayı seçti. Benim küçük bir cesaretlendirmem sonrasında destek işler yapan ekibe katıldı. O da artık taş topluyordu. Ekibin lideri bu yeni katılan kişiyi de görerek yaptıkları işi yeniden tanımladı. “Taşları yığıyoruz. Aralara da çimento dökerek dağın zeminin sağlamlaştıracağız.”

Birileri taş topluyor, getirdiklerini muntazam bir şekilde zemine döşüyordu. Birileri kum topluyor, aralarına çimento gibi koyarak zemini sağlamlaştırıyordu.Dalgalar ulaştıkça yapı zaman zaman bozuluyordu. Bu sebepleyapıyı korumak ve sağlamlaştırmak için herkes herşeyi yapmaya başladı. Eğlence değil de ciddi bir çalışma ortamı vardı. Sanki planlı bir bitiş zamanı var ve ona yetiştirmeye çalışıyorlardı. Sağlam olması da bir diğer önem verdikleri şeydi.

Kısa bir süre uzaklaşıp geri döndüğümde taşların üst katmanı da yapılmış, dağ neredeyse tamamlanmıştı. Uzaktan oğlum ile takımdan birinin diyaloğunu duydum. Oğlum hadi yüzme yarışı yapalım diye ısrar ediyordu. Takımdaki bir çocuk ona dönerek “Artık takımın dışındasın” dedi. Bir anne için ne hissedilebilirse onu hissettim. Önce diğer çocuğa bir kızgınlık ve müdahale etme hissi duydum. Ama sonra işi doğal akışına bırakma kararı ile uzaktan takip etmeyi seçtim.

Oğlum, adanmışlıkla çalışan bu takımın yönünü değiştirmeye kalkışmış ve takımın dışında kalmıştı.  Belki onlar kadar adanmamıştı. Belki için için bu durumdan duygusal olarak etkilenmiş olsa da bir kenara çekilmedi. Topunu alarak kumda futbol figürleri yapmaya başladı.

Birazdan 6-7 yaş grubunda 3-5 çocuktan oluşan bir başka takım oluştu. Onlar da dağ yapıyorlardı. Görüntülerinden rekabet etmedikleri, kendi hallerinde, eğlenerek dağı oluşturdukları fark ediliyordu.  Bir an gözüm bizim takıma ilişti. Kafa kafaya bir araya gelmişler, diğer takımın olduğu tarafa bakarak fısıldaşıyorlardı. Bakışlarından rekabeti önemsedikleri anlaşılıyordu. 10 dakika kadar sonra içlerinden biri oğlumun yanına geldi.” Takıma geri alındın”. Şimdi onları izlemek çok daha keyifli olduJ

Büyük bir motivasyonla takıma yeniden giren oğlum yüzme yarışı önerisini bir süreliğine ertelemiş gözüküyordu. Dağ büyüdü, sağlamlaştı. Kolay kolay bir dalganın bozamayacağı bir hale geldi.Hedeflerine ulaşmışlardı. Ve sarışın açık gözlü lider “hadi şimdi ipe kadar yüzüyoruz” . dedi ve hepsi ardından yüzmeye…Yalnız benim oğlum ipe kadar yüzmeyi hiç deneyimlemediği ve benden de henüz bu izni alamayacağı için hepsinin ardından bakakaldı. Yine takımın dışındaydı. Bu sefer de uzaklara yüzmeye hazır olmadığı için.

Kısa bir süre sonra takım liderlerinin eşliğinde uzaklarda yüzedursunlar, oğlum yeni bir arkadaşıyla çok sevdiği ve becerikli olduğu futbolu oynamaya başlamıştı bile. Ve bir sonraki gün aynı takımın lideri “haydi şimdi ipe gidiyoruz” dediğinde içlerinden birinin“neden?” Diye sorduğunu da duydum.Ardından, “ben gelmek istemiyorum” dediğini de…

7 Günlük tatilin 7 gününde de ders çıkarılacak bir çok minikler ligi oyunlarına şahit oldum. Oğlumla birlikte üzerinden sohbet edeceğimiz bir çok da dersler çıkardım. Takımların biraraya gelmesi değil, birarada kalmaları önemli. Birlikte hareket etmek için de takımdaki herkesin bilgi-beceri ve motivasyonu gözetilmeli.

Başlangıçta yeni hedefler uğruna takım olma heyecanı ile adanmışlık en yüksek seviyeye varabilir. Bu her zaman böyle kalacağını göstermez. Başlangıcın heyecanına kapılıp belirlenmeyen kurallar, değerler ve sorumluklar sonra kim nereye çekerse onun elinde kalır.

Takımda menfaat değerlerin önüne geçiyorsa takım önemli bir yara almış demektir. Yeniden bu değerleri takıma getirmek için başlangıçtan çok daha büyük efor sarfetmek gerekebilir.